Mezoterapi, cildin orta tabakasına mikro enjeksiyonlar ile vitamin, mineral, amino asit, hyalüronik asit ve çeşitli aktif maddelerin verilmesi esasına dayanan bir cilt yenileme ve onarım yöntemidir. Bu yöntem, cilt gençleştirme, saç dökülmesi tedavisi ve selülit azaltma gibi pek çok amaçla uygulanabilir.
1950’lerde geliştirilen mezoterapi bugün hem estetik hem dermatolojik tedavilerde en çok tercih edilen minimal invaziv uygulamalar arasında yer alır.
Mezoterapi, enjeksiyonun uygulandığı bölgede yağ dokusunun parçalanmasına yardımcı olarak sıkılaşma sağlamayı, cildi yenilemeyi, yara izlerinin görünümünü azaltmayı ve saç dökülmesine karşı destekleyici bir tedavi sunmayı amaçlayan bir yöntemdir. Mezoterapi uygulamalarının etkinliğini artırmak için düzenli egzersiz ve dengeli beslenme ile desteklenmesi büyük önem taşır ve tedavi sürecinin daha hızlı ilerlemesine katkı sağlar.
Genellikle yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan cilt problemlerinin giderilmesi amacıyla uygulanır. Ciltte kırışıklık, sarkma, renk tonu düzensizlikleri bulunan ve saç dökülmesi şikâyeti olan kişilerde tercih edilebilir. Ancak mezoterapi uygulamasının 20 yaş altındaki bireylere yapılması uygun görülmemektedir.
Mezoterapinin başlıca etkileri:
Bu nedenle mezoterapi, hem kadınlar hem erkekler tarafından sıkça tercih edilen bir anti-aging uygulamadır.
Cilt, belirli bir yaşa kadar ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve aminoasitleri yeterli düzeyde üreterek kendini yenileyebilme kapasitesine sahiptir. Ancak yaş ilerledikçe vücudun bu maddeleri üretme yeteneği azalır ve buna bağlı olarak ciltte yenilenme süreci yavaşlar, yaşlanma belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Cildin temel yapı taşları arasında yer alan hyalüronik asit, kolajen ve elastin miktarının yaşa bağlı olarak azalması; cildin elastikiyetini, canlılığını ve parlak görünümünü kaybetmesine neden olur.
Yaşlanma süreciyle birlikte pigment hücrelerinde düzensizlikler oluşur, ciltte lekelenmeler başlar ve su tutma kapasitesi azalır. Özellikle ileri yaşlarda cilt daha kuru ve nemsiz bir yapı kazanır. Nem kaybı yaşayan cilt zamanla yıpranır ve kırışıklıklar belirgin hale gelir. Bu süreci yavaşlatmak ve cilt hücrelerini yeniden desteklemek amacıyla uygulanan tedavi yöntemlerine mezoterapi adı verilmektedir.
Mezoterapi çok yönlü bir tedavidir. Kullanım alanları kişiye göre belirlenir.
Güneş lekeleri, hamilelik lekeleri, yaşlılık lekeleri gibi pigment sorunlarında renk açıcı içeriklerle destek sağlar.
Saç köklerini besleyen özel kokteyller ile saç dökülmesini azaltmaya, saçların daha güçlü ve canlı uzamasına yardımcı olur.
Selülit görünümünü azaltma ve bölgesel yağlanmayı azaltma amacıyla dolaşım artırıcı ve yağ çözmeye destek olan formüller kullanılır.
Gebelik veya kilo değişimlerine bağlı cilt çatlaklarının görünümünü azaltmak için etkilidir.
İğnesiz mezoterapi, cilt yenileme ve bakım uygulamaları arasında yer alan, mezoterapinin invaziv olmayan bir alternatifidir. Bu yöntemde cilde iğne kullanılmadan uygulama yapılır ve cildin alt katmanlarına etki edebilmek için özel teknolojilerden faydalanılır. Klasik mezoterapide olduğu gibi; cilt lekelerinin görünümünü azaltmak, cildi sıkılaştırmak ve daha canlı bir görünüm kazandırmak amacıyla tercih edilir.
Uygulamanın şekli, işlem yapılacak bölgeye ve kişinin cilt yapısına göre değişiklik gösterebilir. Her cilt tipi ve her cilt sorunu için uygun bir yöntem olmayabileceğinden, iğnesiz mezoterapi uygulamasına karar verilmeden önce mutlaka uzman hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Hekimin yönlendirmesi doğrultusunda planlanan uygulamalarla, cilt için en güvenli ve etkili sonuçların elde edilmesi amaçlanır.

Mezoterapi uygulamalarında; vitaminler, mineraller, aminoasitler ve bitkisel içerikler gibi çok sayıda aktif madde yer alır. Kişinin cilt yapısı, yaşı ve mevcut ihtiyaçları değerlendirilerek, aşağıda yer alan içeriklerden uygun kombinasyonlar kullanılarak mezoterapi planlanır:
Mezoterapi, cilt altındaki protein yapıların yeniden sentezlenmesini ve dokuların yenilenmesini desteklemek amacıyla uygulanan bir tedavi yöntemidir. Mezoterapi uygulamaları sırasında hyalüronik asit ile birlikte glisin, prolin, lizin, lösin, alanin ve valin gibi aminoasitler, cilt altındaki orta dermis tabakasına kontrollü şekilde enjekte edilir. Bu sayede cilt hücrelerinin onarımı ve yenilenme süreci desteklenmiş olur.
Mezoterapi uygulamasından sonraki ilk 24 saat boyunca işlem yapılan bölgenin yıkanmaması ve doğrudan güneş ışığından korunması gerekir. Bu süreçte mümkün olduğunca sigara kullanımından kaçınılması, iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler. Ayrıca bol su tüketilmesi, vücudun ve cildin toparlanmasına destek olur. İlk günlerde ağır egzersiz ve yoğun spor aktivitelerinden uzak durmak da uygulamanın etkinliğini artırmak açısından önemlidir.
Mezoterapi genellikle güvenli bir işlemdir. Ancak uygulama sonrası ciltte bazı hafif reaksiyonlar görülebilir:
Bu etkiler çoğunlukla birkaç saat ile birkaç gün içinde kaybolur.
Mezoterapi fiyatları; uygulamanın yapılacağı bölgeye, planlanan seans sayısına, kullanılan ürünlerin içeriğine ve kalitesine, ayrıca işlemin gerçekleştirileceği kliniğin bulunduğu lokasyona göre değişkenlik gösterebilir. Cilt yenileme, saç dökülmesi tedavisi veya bölgesel incelme amaçlı mezoterapi uygulamaları gibi farklı alanlarda fiyatlandırmalar da doğal olarak birbirinden farklıdır.
2026 yılı itibarıyla mezoterapi ücretleri genel olarak 5.000 TL ile 15.000 TL arasında değişmektedir. Ancak yalnızca fiyatın düşük ya da yüksek olması, uygulamanın kalitesi hakkında tek başına belirleyici değildir. Uzman hekimler tarafından, güvenilir bir klinik ortamında ve kaliteli ürünler kullanılarak yapılan mezoterapi uygulamaları, uzun vadede daha başarılı ve kalıcı sonuçlar sağlayacaktır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce, doktorunuzla seans sayısı ve fiyatlandırma detaylarını kapsamlı şekilde görüşmeniz önemlidir.
İstanbul Beşiktaş mezoterapisi fiyatları hakkında daha fazla bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilir; randevu alabilirsiniz.
Cildinde yaşlanma belirtileri görülen, daha parlak ve sağlıklı bir görünüm isteyen, saç dökülmesi yaşayan ya da selülit gibi estetik problemlerle mücadele eden kişiler mezoterapiden fayda görebilir.
Kısa sürede etkili sonuçlar sunması ve minimal invaziv bir yöntem olması mezoterapiyi modern estetik uygulamalar arasında oldukça popüler hale getirmiştir.
Hamileler, inme (felç) geçirmişler, insülin bağımlı diyabet yani şeker hastalığı olanlar, kanser hastaları, kan pıhtılaşma bozukluğu olanlarda, çoklu ilaç tedavisi gerektiren kalp hastalığı bulunanlarda mezoterapi uygulanmaz.
Mezoterapinin etkisinin kısa sürede ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ortala 7-10 gün arasında ciltte belirgin bir değişiklik ortaya çıkar. Etkisinin ise 6 aya kadar devam ettiği bilinmektedir. Ayrıca gençleşme uygulamalarından olan altın iğne, lazer ve botoks ile kombine olarak yapıldığında etkisi daha kısa sürede belli olmaktadır.
Mezoterapi işleminde, cildin yapısına göre seans sayısı belirlenmelidir. Genellikle 1-4 seans arasında haftada bir yapılması tavsiye edilen mezoterapi işleminde bazı durumlarda daha da fazla seans gerçekleşebilir.
Bugüne kadar yapılan mezoterapi uygulamalarında ciddi veya kalıcı bir yan etki bildirilmemiştir. Ancak uygulama öncesinde cildin mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşır. Bağışıklık sisteminin herhangi bir alerjene karşı reaksiyon verme riski bulunuyorsa, bu tür uygulamaların yapılması uygun olmayabilir.
Mezoterapi sırasında iğne kullanılması nedeniyle uygulama sonrasında kısa süreli kızarıklıklar veya hafif morluklar görülebilir. Bu etkiler genellikle geçicidir ve kısa sürede kendiliğinden düzelir. Uygulamanın güvenli ve etkili olabilmesi için, mezoterapinin deneyimli bir hekim tarafından ve doğru hasta seçimiyle yapılması önemlidir.
Mezoterapi uygulamalarının gebelere yapılmasında bir sakıncanın olmadığı düşünülmektedir. Ancak bu döneminde problemlerle karşılaşma olasılığı yüksek olduğu için mezoterapi yapmak için gebelik sürecinin bitmesi beklenmelidir.